Ali YAZAR

NASİPSİZLER VEYA FIRILDAKLAR

     Bazen insan durup düşünmeden edemiyor:

Bu toprakların irfanından, Anadolu erenlerinin nasibinden bazı insanlar neden pay alamamış?

Anadolu’yu yurt edinen erenler bu diyara gelirken yanlarında hesap defterleri getirmediler. Onların derdi ne makam, ne ihale, ne de menfaatti. Yüreklerinde milli şuur, zihinlerinde yurt edinme ülküsü, gönüllerinde devlet kurma iradesi vardı. Amaçları; nizam kurmak, adalet tesis etmek ve insanı yaşatacak bir ahlak bırakmaktı.

Bugün ise aynı toprakların üzerinde dolaşan bazılarına bakıyorsunuz…

Sözleri büyük, niyetleri küçük.

Dillerinde millet, ama hesapları başka.

“Bir şirket olsun, künyesinde değil ama merkezinde biz olalım.”

Şeffaflık nutuklarının atıldığı ortamlarda, perde arkasında kurulan ilişkiler ağı artık kimseyi şaşırtmıyor. Kurumların etrafında dönen bu hesaplar, hizmetten çok paylaşım düzenini andırıyor.

Birileri hâlâ beytülmalın hakkını, devletin emanetini, milletin hukukunu konuşuyor.

Ama birileri için bu kavramlar, sadece kürsülerde dile getirilen süslü sözlerden ibaret.

İş menfaate gelince, dün söylenenler unutuluyor.

Dün karşı çıkılan düzenler, bugün savunulan birer alışkanlığa dönüşüyor.

Ve o zaman insan ister istemez soruyor:

Bu kadar kolay mı savrulmak?

Bu kadar kolay mı emaneti unutmak?

Bir taraf hâlâ haram ile helal çizgisini kendine ölçü kabul ederken, diğer taraf için bu çizgi sanki çoktan silinmiş gibi. Rüzgârın yönüne göre konuşanlar, dün başka bugün başka söz söyleyenler, bulunduğu yere göre şekil değiştiren fırıldaklar…

Oysa mesele aslında çok açık.

Nasip sadece rızık değildir.

Nasip; vicdan sahibi olabilmektir.

Nasip; emaneti emanet bilmek, milletin hakkını kendi menfaatinden üstün tutabilmektir.

Ne var ki bazılarına bu nasip hiç uğramamış gibi görünüyor.

Onlar hâlâ aynı telaşın peşinde:

Görünmeden ortak olmak, konuşmadan pay almak, sorulmadan büyümek…

İşte bu yüzden, bu toprakların irfanı ile çıkar düzeni arasındaki fark her geçen gün biraz daha belirginleşiyor.

Ve tarih bize defalarca göstermiştir ki; emaneti menfaate çevirenler değil, emaneti koruyanlar iz bırakır.

4 Responses

  1. Bazı yazılar vardır,isim vermez ama çok şey anlatır.Okuyunca huzursuzluk oluşuyorsa sebebi kalem değil vicdandır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir