“ŞOV” HER ZAMAN GERÇEĞİ KAPATMAZ
Restorasyon ciddi bir iştir; şov malzemesi yapılamaz!
Hele hele söz konusu olan; İskitler’den Cenevizlilere kadar uzanan çok katmanlı geçmişiyle tarihi İspir Kalesi ise, yapılan müdahaleler asla sıradan bir inşaat faaliyeti gibi ele alınamaz. Restorasyon; sanat tarihçileri, arkeologlar ve uzman mimarların bilimsel, titiz ve ilkeli çalışmalarıyla yürütülmek zorundadır.
Ancak ne yazık ki İspir’de tanık olduğumuz süreç, bilimsellikten uzak bir anlayışla yürütülmektedir:
Böylesine tarihi ve milli bir sorumlulukta, içi boş gösterilerin ve göz boyamanın yeri olamaz, olmamalıdır!
Surların tepesinden bir şeyler akıtarak gizemli bir hava yaratmaya çalışmak ya da çalışma alanının etrafını kapatıp kamuoyunun denetiminden kaçırmak da neyin nesidir?
Tarihi eserler kamuya aittir. Şantiye alanını halkın ve bağımsız gözlemcilerin denetiminden saklamak, iyi niyetle izah edilemeyeceği gibi; sürece dair güvensizlik ve şüpheleri de haklı kılmaktadır.
Minyatür kılıftan gözükmeye başlayınca ezik bir şekilde kameralar karşısında şov yapmaya çalışmak, yapılan işin niteliksizliğini ve yetersizliğini örtmeye yetmez.
Bu tür yüzeysel çabalar, gülünç bir durum olmanın da ötesindedir. En hafif deyimiyle; yabancısı olduğunuz Milliyetçi Hareket Partisi’nin güven veren kurumsal kimliğine zarar vermekte, dahası İspir halkının zekâsını hafife alıp ferasetiyle dalga geçmektir.
Tüm bu yaşananların ardından, muhatapların eğip bükmeden şu sorulara açık ve net cevap vermesi gerekmektedir:
İhale Süresi ve Bütçesi: Kale ihalesinin sözleşmesi 21.08.2023 tarihinde imzalanmış; sözleşme süresi 500 gün, bedeli ise 64.000.000 TL olarak belirlenmişti. İhale tarihinin üzerinden 1.000 günden fazla zaman geçmiş olmasına rağmen süreç neden tamamlanmamıştır?
İhale yenilendi mi? Yenilendiyse ne zaman ve kiminle yenilendi?
Eğer ihale yenilendiyse, yeni sözleşme bedeli ve verilen ek süre ne kadardır?
2023 yılında 500 günlüğüne yapılan bu ihaleyi İspir Belediyesi üstlenmiş ve Kültür Bakanlığı’ndan bir miktar da hibe alınacağı belirtilmişti. Bu hibe/para alındı mı? Alındıysa bu kaynak nerede kullanıldı?
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ile bağlı bulunduğu Bakanlık bu işin tam olarak neresindedir?
İspir halkı da, kamuoyu da bu soruların yanıtını beklemektedir. Şovla değil, gerçeklerle ve sorumlulukla hareket edilmelidir!

2 yanıt

  1. Medyada ve sosyal medyada çok görülme isteği; Bireyin sürekli ilgi, onay, beğenilme ve hayranlık arayışı, psikolojide ise dijital görünürlük arzusu veya Şöhret Bağımlılığı olarak tanımlanır.

    Temel Nedenleri

    • Onay ve Değer Arayışı: Kişinin öz değerini ve kimliğini dışarıdan gelen beğeni, izlenme ve yorum gibi tepkilere bağlaması.
    • Aidiyet ve Görülme İhtiyacı: Yalnızlık korkusu, sosyal kaygı ve bir gruba kabul edilme arzusu.
    • Anlık Tatmin: Sosyal medyanın beyne hızlıca dopamin (mutluluk hormonu) salgılatarak bu döngüyü bağımlılık haline getirmesi.

    Psikolojik ve Sosyal Etkileri

    • Aşırı Paylaşım (Oversharing): Mahremiyet sınırlarının kaybolması, özel hayatın gereğinden fazla ve uygunsuz şekilde gözler önüne serilmesi.
    • Tehlikeli Davranışlar: Özellikle çocuk ve ergenlerde daha fazla izlenme uğruna sınırları zorlayan, riskli akımlara katılım.
    • Ruhsal Sorunlar: Uzun vadede tükenmişlik, depresyon, kaygı bozuklukları ve kimlik karmaşası.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir