İSPİR’İN SESİ Bir “İlçenin Sesi”, olmak, bazen susarak direnmektir. Bazı insanlar meslek yapmaz… Miras taşır. İbrahim Başkapan için gazete çıkarmak hiçbir zaman sadece bir iş olmadı. Bir hatıraydı. Bir sorumluluktu. Bir emanetti. Çünkü onun kalemi sadece bugünü yazmadı… Dünü unutturmamak için vardı. Onun büyükbabası, Müftü Başkapan… İspir’in düşman işgalinden kurtuluşunda yalnızca bir din adamı değil, aynı zamanda bir öncüydü. Sözle değil, duruşla yol gösterdi. Bugün torunu da aynı ruhu başka bir cephede yaşattı. Silahla değil… Kalemle. Yıllar boyunca: • Çoruh gazetesi • Dadaşa Çağrı gazetesi • Yurtta İspir gazetesi Sadece haber vermedi. Bir ilçenin hafızasını tuttu. Ama yerel gazetecilik büyük şehirlerdeki gibi değildir. Bazen kâğıt bulunmaz… Bazen matbaa masrafı karşılanamaz… Bazen ilan gelmez… Ve çoğu zaman şu fısıltı duyulur: “Biraz görmezden gel…” İşte tam burada birçok yayın ayakta kalmayı seçer… Ama bazıları onurunu… İbrahim Başkapan’ın kalemi hiçbir zaman satılık olmadı. İmkânsızlıklar karşısında durduğu oldu… Ama menfaat karşısında asla eğilmedi. Gazeteler bazen sustu. Sayfalar basılamadı. Yayınlara ara verildi. Ama bu bir vazgeçiş değildi. Bu, susarak direnmektir. Tıpkı yıllar önce bu toprakların kurtuluşuna önderlik eden dedesinin yaptığı gibi… Ve şimdi… Yeniden çıkan Yurtta İspir Gazetesi, sadece bir yayın değil; Bir direnişin, bir hatıranın ve bir vefanın devamıdır. Bu yeni yolculuğunda, Kaleminin doğruluğundan taviz vermeden, “İspir’in Sesi”, olmaya devam etmesini diliyor, Yurtta İspir gazetesine başarılar temenni ediyoruz. Çünkü bazı gazeteler çıkar… Bazıları ise yaşatılır…S.Hacı Necipoğlu

